|
III. TEMEL SAĞLIK
HİZMETLERİ SEMPOZYUM
SONUÇ BİLDİRGESİ
Ülkemizde sağlık hizmetlerinin örgütlenme ve finansmanında özellikle
birinci basamak sağlık hizmetlerini de etkileyecek şekilde değişiklikler
planlanmakta ve bu planlamanın ilk uygulamaları yaşama geçirilmektedir.
Son yıllarda birinci basamak sağlık kurumlarında
ayaktan tanı tedavi odaklı hizmetler niceliksel olarak gelişirken,
koruyucu sağlık hizmetlerinin niteliğinin giderek düşmekte olduğu
izlenmektedir.
Ülkemizde Temel Sağlık Hizmetleri alanında var
olan kamu örgütlenmesi çerçevesinde sektörlerarası işbirliği istenen
düzeyde değildir. Bunun temel nedeni yasal altyapı eksiklikleri olmayıp,
uygulama eksiklikleri ve toplumsal kültürel yapıdaki özelliklerdir. Bu
nedenle ülkemizin gündeminde olan sosyal devletin zayıflatılması
dolayısıyla varolan yasal altyapının ortadan kaldırılmasına dayanan
‘kamu reformunun’ temel sağlık hizmetlerini ve bu alanda var olan
kısıtlı işbirliğini de olumsuz etkilemesi beklenebilir.
Ülkemizde Temel Sağlık Hizmetleri alanında gereksinim
olmasına karşın önemli kaynaklar harcanarak yetiştirilmiş insan gücü
istihdam edilmemektedir. Durum böyle iken var olan örgütlenme yapısının
değiştirilmesine paralel olarak TSH alanında çalışan personelin özlük
hakları, sözleşmeli çalıştırılmak da dahil giderek kötüleşmektedir.
Sağlıkta dönüşümün önemli ayaklarından biri olan aile
hekimliğinin, pilot olarak uygulanmasına başlanmıştır. Çalışmalar için
geçen süre değerlendirme yapılması için çok kısa olmakla birlikte,
planlanan uygulamanın temel sağlık hizmetlerine yarar sağlamayacağı
aksine varolan kurumsal altyapıyı ve koruyucu sağlık hizmetlerini
olumsuz yönde etkileyeceğine dair güçlü kuşkularımız bulunmaktadır.
İlkesel olarak bakıldığında özelleştirmeye yol açması, eşitsizliği
artırıcı etkisinin yanında teknik olarak
Karmaşık örgütlenme ve
yönetim
Denetim, koordinasyon
güçlüğü,
Kırsal kesimi ve kronik
hastaları dışlaması,
Tedavi yönelimli,
Yüksek maliyetli,
Bölge kavramını yok etmesi
Ulusal koruyucu programların
aksatması,
Hizmet sunanların arasına
rekabet girmesi,
Sağlık personeline işsizlik
gibi olumsuz noktalar
getirmektedir.
Halihazırdaki ağırlıklı olarak vergilerden finanse edilen
sistemin özü korunarak, 224’sayılı sağlık hizmetlerinin
Sosyalleştirilmesine Dair Kanun’un örgütlenme modeli değişen sosyal,
demografik koşullara uyarlanarak sürdürülmelidir. |