HAYRET EDİYOR, ŞAŞIRIYORUZ, ÜZÜLÜYORUYORUZ (AYDIN TABİP ODASI BASIN AÇIKLAMASI)

unnamed

03.02.2015

Hayret ediyor, şaşırıyor ve üzülüyoruz…

Çocuk, kadın, erkek veya çalışan, emekli olarak birilerine göre farklı iseniz, farklı şekilde görülüyor yada algılanıyorsanız, farkı düşünüyor hayata farklı gözle bakıyor, farklı bir kategoriye sokuluyorsanız, yaşamanın nefes olmanın bile size fazla görüldüğü, yasaklandığı, gereğinde çok kolayca yok edilmenizin emredilebildiği bir Türkiye yönetim sürecinde yaşamakta, yaşamaya çalışmaktayız.
Tek tip düşünce, yaşam, kılık kıyafet, eğitim uygulamalarının dayatıldığı ve tekçi yönetim anlayışının egemen kılınmaya çalışıldığı, hak hukuk adaletten uzak toplum yaşantısına zorlanmaktayız.
Velhasıl ülke olarak, toplum ve birey olarak zor bir süreçten geçmekteyiz. Türkiye’de;
Son 11 yılda 241 çocuk toplumsal olaylarda yaşamını kaybetmiş veya katledilmiş.
Cizre’de 12 yaşındaki Nihat Kazanhan arkadaşları ile tarlada oynarken, Gezi olayları sırasında 15 yaşındaki Berkin Elvan ise ekmek almaya giderken öldürüldü.
Son 10 yılda iş kazalarında 14 bin işçi öldü. Bu ölümlerin sorumluları tedbir alacaklarına bize ölenlerin güzel öldüğünü, ölümlerin bu işin tabiatında var olduğunu söylemekle yetindiler.
Kadına yönelik şiddet, taciz ve tecavüz olayları 10 yılda 14 kat arttı.
Kadın cinayetleri son 7 yılda yüzde 1400 arttı.
Türkiye’de en zengin ve en fakirin geliri arasında 10 kat fark var. Gelir adaletsizliğinde Türkiye Avrupa’da en kötü durumda.
Türkiye’de her 100 kişiden 15’i yoksulluk sınırı altında yaşıyor.
Halkın % 50’i ciddi ekonomik sıkıntı ile karşı karşıya.
Aydın’da olduğu gibi 50 Kuruş daha ucuz ekmek alabilmek için sabahın köründe, yağmurda kuyruk oluşturuyor.
Her 100 kişiden 35’i yeni bir elbise alamıyor.
Halkın % 48’i bu karda kışta ısınma problemi yaşıyor.
Ülkede rant, talan ve yandaş ekonomisi, yönetimi uygulanıyor. Kazanç hırsı ağaçlarımızı ve bedenlerimizi biçiyor, derelerimizi ve suyumuzu kurutuyor, bizlere bu ülkede nefes alacak alan dahi bırakmıyor.
Türkiye’de yaşanan, yaşamaya zorlanılan bu toplumsal yaşantı, yönetim anlayışı karşısında vatandaş olarak gerçekten kaygılı, endişeli, üzüntülü, şaşkınlık içindeyiz.
Aydın Dalama ASM ‘de çalışan Dr.Bilgin Çiftçi yaklaşık 6 ay kadar önce bu toplumsal olaylara karşı hassasiyet gösteren bir arkadaşı tarafından kendisine iletilen bir görsel öğeyi Facebook sayfasında paylaşmış.
Bu öğede dönemin Başbakan’ı şu anki Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ile Yüzüklerin Efendisi filminde bir karakter olan Columle ‘in şaşkınlık, hayret ve yemek yeme olaylarını gösteren üç fotoğrafı yan yana gösterilmekte idi.
Bu öğeyi Dr.Bilgin Çiftçi’in sayfasında gören bir takipçisi Sayın Cumhurbaşkanı’na hakaret edildiği iddiası ile Dr.Bilgin Çiftçiyi Aydın Halk Sağlığı Müdürlüğüne, Aydın Emniyetine ve Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Başkanlığına şikayette bulunmuş.
Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Başkanlığı kendisine iletilen şikayeti ciddiye alarak Dr.Bilgin Çiftçi hakkında 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu 125.madde E bendi (b) fıkrasında belirtilen” Yasaklanmış her türlü yayını veya siyasi veya ideolojik amaçlı bildiri, afiş, pankart, bant ve benzer birini basması, çoğaltmak, dağıtmak ve bunları kurumların herhangi bir yerine asmak ve teşhir etmek fiili gereğince DEVLET MEMURLUĞUNDAN ÇIKARILMA cezası ile cezalandırılmasını teklif ederek soruşturma başlatmıştır.
Türkiye Halk Sağlığı Kurumu iddiasında Yüzüklerin Efendisi filminde bir Hobbit olan Columle karakterinin fiziki özelliklerine, çıkardığı seslere, yediği yemek cinsi ve şekline, yaşadığı mağaralara atıfta bulunup yorum getirmiş, Sayın Cumhurbaşkanı ile bu film karakterinin yan yana fotoğraflarının gösterilmesini Sayın Cumhurbaşkanı’na hakaret ve aşağılama olarak kabul ederek Dr.Bilgin Çiftçi’in devlet memurluğundan çıkarılmasını talep etmiştir.
Biz Aydın Tabip Odası olarak öncelikle Türkiye Halk Sağlığı Kurumunun bu tür olaylara göstermiş olduğu tavrı kurum ciddiyeti ile bağdaştıramıyoruz.
Bu olayları kara mizah olarak değerlendirip dava konusu olan öğedeki gibi kendilerine hayret, şaşkınlık içinde bakıyoruz.
Bizler bugüne kadar Aile Hekimliğini bitirme noktasına getiren her gün anlaşılmaz bir şekilde çıkarılan yönetmelik, uygulamaların nasıl ve kimler tarafından çıkarılabildiğini anlayamamıştık.
Bu soruşturma Türkiye Halk Sağlığı Kurumunun kimler tarafından hangi ciddiyetle ve nasıl yönetildiğini bizler açısından görünür kılmıştır.
Tüm bu haksız ve anlamsız soruşturmalar, uygulamalar sağlık ortamında ilk olmayıp bu yönetim anlayışı ile maalesef son da olmayacaktır.
Yıldırma, yok sayma, yok etme süreci bu şekilde devam ederse en ufak eleştiriye, mizaha tahammül gösteremeyenler bir daha ki soruşturmada bizlere devlet memurluğundan uzaklaştırma değil, idam cezası bile isteyebileceklerdir.
İki ay önce Şanlıurfa Tabip Odası yöneticisi ve Aile Hekimliği Derneği başkanı Dr. Hacı Yusuf Eryazğan mesleki hak araması yaptığı için kendisine İl Halk Sağlığı Müdürlüğü tarafından bir defada 250 puan ceza kesilmiş ve Aile Hekimliği sözleşmesi fesih edilmiştir.
Bir ay önce Isparta Kızılay’da çalışan Dr.Şerafettin Kılınçel’in sözleşmesi sosyal medyada bir paylaşımda bulunduğu için fesih edilmiştir.
Gezi olaylarında yaralılara doktorlar revir kurarak yardım etti diye Sağlık Bakanlığı TTB in tüzüğünde yer alan “kamu ve kişi yararına faaliyet yapar “maddesini görev tanımından çıkardı, yaralılara yardım eden hekimlerde 1 ile 3 yıl arası hapis ve 20 bin TL ye kadar para cezası getiren yasal düzenleme yaptı.
Aydın Tabip Odası olarak Dr.Bilgin Çiftçi’ ye yapılan haksız suçlama ve soruşturmayı kınıyoruz.
Düşünceye, sanata, eleştiriye, hak arama mücadelelerine getirilen yasaklamaları kabul etmiyoruz.
Bu ülkede yaşayan her düşünce, kimlik ve rengin kendine yaşam alanı bulmasını talep ediyoruz.
Bizler demokrasi içinde tüm kesimlerle beraber yaşamak, çalışmak, işimizi yapmak nefes almak istiyoruz.
Huzur ve barış içinde yaşamak istiyoruz.
Aydın Tabip Odası olarak Dr.Bilgin Çiftçi örneğinde olduğu gibi yaşam, çalışma alanlarımıza yapılan baskıları kabul etmiyoruz.
Bu konularda çözüm makamı olan kesimlerin suskunluğuna, sağırlığına ve görmemem izlikten gelen tavırlarına şaşırıyor, hayret ediyoruz.
Ülkemizde aç ve açıkta yaşayan milyonlar var iken Sırça köşklerde yaşayabilenlere, kuş sütü eksik sofralarda yemek yiyebilmelerine şaşırıyor, hayret ediyor, üzülüyoruz.

AYDIN TABİP ODASI YÖNETİM KURULU

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir